Anasayfa | Hakkımızda | Yayınlarımız | Yazılarımız & Sunularımız | Tedaviler | Psikolojik Testler | Genel Sorular ve Yanıtları | Sorularınız-Yanıtlarımız | Üyelik | İletişim
Site içi arama:   
Üye ismi:        Şifre:   
Lilac Anemone, Matilda Ellison  

Yayınlarımız

 

 

İçgörüsü Tam ve İçgörüsü Az Olan Obsesif Kompulsif Bozukluk Hastalarının Klinik Özellikleri Açısından Karşılaştırılması

NT Karalı, R Tükel, D Karaveli, A Kayır, V Keser, B Çalın

ÖZET

DSM-III-R ile birlikte, klasik obsesif kompulsif nevroz tanımından temel olan “belirtilere yönelik içgörünün tam olması” koşulu ortadan kaldırılarak, obsesif kompulsif bozukluk tanısı “içgörüsü az olan” olguları da içine alacak şekilde genişletilmiştir. Bu çalışmaya, DSM-III- R ölçütlerine göre obsesif kompulsif bozukluk tanısı konmuş, fiziksel hastalığı ve psikotik bozukluğu olmayan 42 hasta alındı. Hastalar, Yale Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği’nin 11. sorusuna göre içgörüsü tam olanlar (0 puan alan 19 hasta), içgörüsü değişik derecelerde az olanlar (1-4 arasında puan alan 23 hasta) olmak üzere iki gruba ayrıldı. İki grup arasında, sosyo-demografik özellikler, diğer psikiyatrik bozuklukların eşlik etme oranları, anksiyete ve depresyonun şiddeti, obsesyon ve kompulsiyonların sıklığı açısından (içgörüsü az olan grupta cinsel obsesyonların daha sık görülmesi dışında) anlamlı bir fark saptanmadı. Obsesyon-kompulsiyon puanları, içgörüsü az olan grupta anlamlı biçimde yüksek bulundu. İçgörü derecesi ile obsesyon-kompulsiyon puanları arasında anlamlı korelasyonlar saptandı. Bulgular, obsesyon ve kompulsiyonlara yönelik içgörüdeki bozulmanın, belirtilerin şiddetiyle ilişkili olduğunu göstermektedir.

 

 

 

 © 2007 Simurg Psikiyatri Psikoterapi
Kullanım Sözleşmesi